GENEL CERRAHİ UZMANI DOÇ. DR. HÜSEYİN ÖZDEN
GENEL CERRAHİ UZMANI DOÇ. DR. HÜSEYİN ÖZDEN
REKLAM Reklam

Sivas’ta uzmandan uyarı: Memede her kitle kanser değil, değişiklikleri ihmal etmeyin

Memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, buna rağmen meme ve koltuk altında fark edilen olağandışı değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı....

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Sivas’ta uzmandan uyarı: Memede her kitle kanser değil, değişiklikleri ihmal etmeyin Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--
REKLAM Reklam

Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini söyledi. Özden, meme ve koltuk altında fark edilen olağandışı değişikliklerin gecikmeden hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, meme kanseri belirtileri, risk faktörleri ve erken tanının önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özden, kadınların kendi bedenlerini tanımalarının ve yeni gelişen değişiklikleri dikkate almalarının önemine dikkat çekti.

Meme kanseri belirtileri farklı şekillerde görülebiliyor

Meme kanserinin, süt bezlerini veya süt kanallarını döşeyen hücrelerin kontrol dışı çoğalmasıyla geliştiğini belirten Özden, en sık karşılaşılan bulgunun memede ağrısız bir kitle olduğunu ifade etti.

Ağrılı kitle, meme başından akıntı, meme başında çekilme, ciltte kalınlaşma veya renk değişikliği, şişlik ve portakal kabuğu görünümünün de görülebileceğini aktaran Özden, bu belirtilerin farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini söyledi.

REKLAM Reklam

Özden, “Önemli olan, normalden farklı bir değişiklik fark edildiğinde bunu ertelememektir” dedi.

Meme ve koltuk altındaki değişikliklere dikkat

Meme veya koltuk altında ortaya çıkan sertliklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özden, daha önce bulunmayan bir değişikliğin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine hekime başvurulmasını önerdi.

Kadınların memelerindeki değişiklikleri fark edebilmesinin tanı sürecine katkı sağladığını ifade eden Özden, düzenli kontrollerin ve kişiye uygun tarama programlarının önemini vurguladı.

Risk faktörleri kişiye göre değerlendiriliyor

Meme kanseri riskinin yaşla birlikte artabildiğini söyleyen Özden; kişisel ve ailesel meme kanseri öyküsü, hormonal etkenler, doğum ve emzirme öyküsü ile yaşam tarzına ilişkin bazı faktörlerin değerlendirmede dikkate alındığını belirtti.

Özden, risk faktörlerinin bulunmasının kişinin kesin olarak meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Tanı ve tedavi planı hastaya göre belirleniyor

Tanı sürecinde muayenenin yanı sıra mamografi, ultrasonografi ve gerekli durumlarda meme MR’ı ile biyopsiden yararlanılabildiğini aktaran Özden, kullanılacak yöntemlerin kişinin yaşı ve klinik bulgularına göre belirlendiğini söyledi.

Tedavinin de hastalığın özelliklerine göre planlandığını ifade eden Özden; tümörün boyutu, sayısı, patolojik özellikleri ve yayılım durumunun dikkate alındığını kaydetti. Hastanın durumuna göre cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi gibi seçeneklerin değerlendirilebildiğini belirtti.

Erken tanının önemini vurguladı

Meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi açısından önem taşıdığını söyleyen Özden, “Kadınların düzenli kontrollerini yaptırmaları ve memelerinde fark ettikleri değişiklikleri gecikmeden hekimle paylaşmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sivas’ta uzmandan uyarı: Memede her kitle kanser değil, değişiklikleri ihmal etmeyin
REKLAM Reklam

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter